Sıvı sabunla yakadıktan sonra kendiliğinden kuruyan gözlük camlarını mikrofiber bezle silinmesi buharlaşmaya engel olmuyordu. Artık bu yöntem tarih oluyor. Altın nanotabakayla kaplanan gözlük camları kesinlikle buharlaşma yapmayacak.
Pandemi önlemlerinin gevşetilmesinin ardından giderek daha az insan maske taksa da, kışın gelişiyle birlikte gözlüklerin buğulanma sorunu yeniden kendini gösteriyor. Yeni bir cam araştırmada gözlük camlarına eklenecek son derece ince bir tabaka icat edecek bilim insanları, bu sorunun tarihe karışmasını sağlamanın çabasında.
Altın nanotabakayla kaplanan gözlük camları, yüzeyde yoğuşmanın meydana gelmesini önleyerek hiçbir koşulda buğulanmıyor. Araştırmacılar, nanotabakanın standart üretim teknikleriyle bile yapılabileceğini, yani gözlüklerin buğulanmayan cam üretimi için pahalı makinelere ihtiyaç duymayacağını ifade ediyor.
Ayrıca tabakada kullanılan altın miktarı çok az. Zira tabaka yalnızca 10 nanometre kalındığında. Bu da alüminyum folyodan yaklaşık 1600 kat daha ince olduğu anlamına geliyor.
Şimdiye kadarki çabaların çoğu hidrofobik (su tutmayan) kaplamalara odaklanmış ve bu şekilde yapılıyordu. Ancak bunlar devamlı bakım gerektirdiği için yaygınlaşmaları mümkün olmadı.
İsviçre’deki Zürih Teknik Üniversitesi’nde geliştirilen altın kaplamalı nanotabaka ise çevreden gelen kızılötesi radyasyonu emerek camların ancak 8 dereceye kadar ısınmasına olanak tanıyor. Böylece yoğuşma da önleniyor.
Hakemli bilimsel dergi Nature Nanotechnology’de yayımlanan bulgular, kaplamalı camların buğulamayı önlemede sıradan camlara kıyasla 4 kat, buğu gidermede de 3 kat daha iyi olduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar bu özelliğin gözlük camlarını şeffaf tutarak görüşün devamlılığını sağladığını söylüyor. Öte yandan ufak bir çiziğin bile 10 nanometrelik bir kaplamayı zedelemesi mümkün. Ekip bu sorunu aşmak içinde tabakayı titanyum oksitten yapılan bir zırhla kapladı.
Bu katmanlar aynı zamanda ısının yüze ve göze ulaşmasını da engelleyeceği için yazın terlemenin de önüne geçirmeyi planlıyor.